TEPECİK

Tepecik Yerleşimi

 

Patara kent merkezi ve iç limanının kuzeyinde, antik koyun doğusunda yer alan Tepecik 30 m yüksekliğe ve yaklaşık 280×300 metreye yayılan taban genişliğine sahip doğal bir yükseltidir. Hem kuzeyden kente ulaşan kara yoluna hem de iç limana hâkim coğrafi konumuyla kente dört yandan egemen bir çatı konumundadır. Bu coğrafi durum, şimdiki bilgilerimize göre, günümüzden beş binyıl öncesinden itibaren iskân görmesini sağlamıştır. MÖ 1. binyıl öncesine ait bilgilerimizi -şimdilik- ana kaya çukurlarında ve teras dolgularında bulunan seramik ve figürin gibi buluntularla sınırlıdır. Bunun nedeni ise MÖ 4. yüzyılda Tepecik üst düzlüğünün tamamen tıraşlanarak yeni yapıların inşası için düz bir alan haline getirilmesidir. Bununla birlikte, Tepecik’teki mimari kalıntılar MÖ 6. yüzyıldan MS 5. yüzyıla kadar, kesintilerle de olsa, devamlı bir yerleşime işaret etmektedir.

Tepecik üst düzlüğünün genelinde yapılan çalışmalar ve ele geçen buluntular, en geç MÖ 4. yüzyılın ortalarından itibaren Likya Bölgesi’nde Pers İmparatorluğu adına yönetime ortak olan Karia kökenli Hekatomnid Hanedanına ait bir garnizonun konuşlanmış olduğunu göstermiştir. MÖ 4. yüzyıldaki bu inşa faaliyetinin ise erken dönem yapılarının tamamen süpürülmesiyle yapıldığı anlaşılmıştır. Burada ana kaya, yüzeye çok yakın olduğundan MÖ 4. yüzyıl öncesine ait mimari kalıntıları takip edebilmek şimdilik çok güçtür.

MÖ 3. yüzyıl başlarından itibaren ise Tepecik Mısır merkezli Ptolemaios Krallığına ait farklı bir garnizona ev sahipliği yapmıştır. Bu döneme ait yapılaşmalar arasında savunma amaçlı surlar ile askerlerin yaşadığı konutlar tespit edilmiştir. Bu konutların yer yer bir önceki yüzyıldaki konut duvarlarını kullandıkları, temelden yeniden inşa edilen konutların ise kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda yönlendirildikleri tespit edilmiştir. Konutlar içerisinde hançer, mancınık güllesi, ok ve mızrak uçları gibi askeri mühimmatların yanı sıra gündelik yaşantıda kullanılan seramikler, pişmiş toprak heykelcikler, dokuma endüstrisinde kullanılan bazı aletler ile tahıl öğütmede kullanılan edevatlar bulunmuştur. Ptolemaios garnizon yerleşiminden elde edilen bulgular, askerlerin bu alanda tek başlarına değil aileleriyle beraber yaşadıklarını göstermiştir. Ptolemaios Krallığına ait bu garnizon olasılıkla MÖ 227/26 yıllarında meydana gelen büyük Rodos depremi sonucunda ağır hasar görmüş ve MÖ 197 yılında Suriye Kralı III. Antiokhos’un kentteki hâkimiyetinden sonra da garnizon özelliğini yitirmiştir. Alan genelinde çok az ele geçen ve MÖ 2 - 1. yüzyıla tarihlendirilen buluntuların azlığı da bu görüşü desteklemektedir. Tepecik’te Roma İmparatorluk Dönemine tarihlendirilen herhangi bir mimari döşem bulunmamaktadır.

 

Son yıllarda gerçekleştirilen çalışmalar Tepecik üst düzlüğünün MS 5 - 6. yüzyılda tekrar organize edilerek (Roma Barışı öncesinde olduğu gibi) savunma amaçlı kullanıldığını göstermiştir. Şimdilik üç kulesi ve aralarındaki bağlantı duvarları tespit edilebilen savunma sisteminin duvar kalınlıkları ve kule boyutları, antik limanın güneyinde uzanan kent merkezindeki geç antik dönem surundan daha ince ve küçüktür. Bunula birlikte, Tepecik’te gözlemlenen geç antik dönem savunma sisteminin, kuzeydeki karayolunu dar bir boğazla Ksanthos (Eşen) Vadisi’ne bağlayan ve Kısık Boğazı’nın kuzeydoğusunda bulunan Adatepe üzerindeki karakolun da görüş alanı içinde olduğu tespit edilmiştir. Kuzeydeki karayolu ve batısındaki limana mutlak bir hâkimiyeti olan Tepecik’teki bu geç antik dönem savunma sisteminin kente kuzeyden gelebilecek tehlikelere dayanabilir güçte olmadığı ise ince duvarları nedeni ile rahatlıkla görülebilir. Bu bağlamda, elimizdeki verilerle, Tepecik’teki geç antik dönem savunma sisteminin limanı ve karayolunu kollayan ve ayrıca Adatepe üzerinde bulunan diğer bir karakol ile de bağlantılı olan bir ileri karakol olarak değerlendirmek mümkündür.

 

Hakkında kısıtlı bilgiye sahip olduğumuz Roma öncesi konut mimarisi ve gündelik yaşamına dair sağlamış olduğu bilgilerle Tepecik; sadece kent için değil aynı zamanda Likya Bölgesi için de oldukça önemlidir. Alanda devam eden kazı çalışmaları konut ve gündelik yaşamın yanı sıra Roma İmparatorluk Dönemi öncesi ve geç antik dönem savunma sistemlerinin tarihlendirilmesinde daha fazla veriye ulaşılacağını göstermiştir.

 

Caddeler

Plastik

Meclis Binası

Yazıtlar

Agora

Nekropoller

Horrea

Tapınaklar

Tepecik

Telsiz ve Telgraf Binası

Bu İnternet Sitesi içeriğinde yer alan tüm eserler (yazı, resim, görüntü, fotoğraf, video, patara kazılarına ait olup,ait olup, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceca Kanunu kapsamında korunmaktadır. Bu hakları ihlal eden kişiler, 5846 sayılı Fikir ve Sanat eserleri Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan hukuki ve cezai yaptırımlara tabi olurlar.