2020
PATARA YILI
YEAR of PATARA
2020
PATARA YILI
YEAR of PATARA

Kiliseler

Kiliseler

Kent Bazilikası

Patara Kent Bazilikası çalışmaları ilk kez 1989 yılında başlamış, 2013-2019 yılları arasında yapılan kazı ve rölöve çalışmalarıyla sonlandırılmıştır. Kazı çalışmaları; bölgenin ve kentin Erken Hıristiyanlık ve Bizans Dönemi arkeolojisine, sanatına, mimarisine ve litürjik yaklaşımına önemli katkılar sunmuştur.

Kent Bazilikası, Erken Hristiyanlık Dönemi’ne tarihlenen geç antik surun doğusunda extra muros (duvarı dışı) olarak yer almaktadır. 60 x 30 m ölçüsüyle Likya Bölgesi’nin en büyük Erken Hristiyanlık Dönemi bazilika yapıları arasındadır. Doğu – Batı doğrultusunda uzanan bu bazilika üç nefli olup, peristilli bir atrium ve narteksten oluşan transeptli bir plana sahiptir. Plan tasarımı, transept bölümünü çevreler biçimde doğuya doğru uzanan koridorlarla ‘Kısaltılmış Haç Transept’ olarak adlandırılır.

Kent Bazilikası’nda dört mimari yapı evresi tespit edilmiştir. MS 5. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendirilen ilk evrede yapı, muhtemelen bir deprem sonucunda yıkılmış, MS 6. yüzyılda güneyindeki mekanların eklenmesiyle Episkopeion’a dönüştürülmüştür. Ana apsisin güneydoğusuna eklenen trikonkhos yapısı ile ikinci evre son bulmuştur. Üçüncü evrede, MS 11. yüzyıla tarihlenen ve orta nefin kuzeybatısında yer alan şapel inşa edilmiştir. Bazilika çevresi ve içindeki mezarlar da bu döneme aittir. Son evre ise atriuma inşa edilen konutlar ve işlikleri kapsar. Yapı, Likya ve Patara’nın Erken Hristiyanlık ve Bizans Dönemi araştırmaları açısından büyük öneme sahiptir.

Mezar Kilisesi

Mezar Kilisesi, Kent Kapısı’nın kuzeyinde, güneyden şehre gelen antik yol üzerinde, batıda Tepecik ile doğuda Günlük Tepe yamacının arasında yer almaktadır. Roma İmparatorluk Dönemi’ne ait bir teras duvarının batısına inşa edilen yapının, MS 4. yy. ortası – MS 11/12. yy.lar arasında işlevini sürdürdüğü bilinmektedir. Bu uzun süreç içinde, gerçekleşen birçok onarım ve değişim olmakla birlikte yapı 2 temel evreye sahiptir. İlk evre, bazilikal planlıdır. 3 nefli bu yapının apsisi, çevresi tuğla ile örülmüş torpido şeklinde pişmiş toprak bir mezar üzerine kurulmuştur. Bu ilk kilise, apsisteki mezara gömülen kişinin onuruna inşa edilmiştir. Bu kişi, adını ne yazık ki bilmediğimiz çok saygın bir kişi, bir şehit veya bir aziz olmalıdır. MS 4. yy. ortaları – MS 5. yy. başında inşa edilen bazilikal planlı ilk kilisenin, belki de büyük bir depremle tamamen yıkılmasının ardından, aynı yerde, tonozlu bir kilise, daha güçlü duvarlarla neredeyse sıfırdan inşa edilmiştir. Yeniden inşa edilen kilise, ilk evre bazilikasıyla yaklaşık aynı büyüklüğe sahiptir. Ancak iç mekân farklı bölümlere sahiptir: üç nef, duvarlarla yeniden yapılmıştır. Doğuda bir transept ve ardından merkezde genişletilmiş apsis bölümü yer alır. Apsisin iki yanında, kuzey ve güney nefleri takip eden birer adet dikdörtgen planlı oda yer almaktadır. Kilisenin merkezinde ayaklar üzerinde bir kubbe yükselirken diğer tüm mekânlar birer tonozlu üst yapıya sahiptir. Apsisin güneyindeki odada Roma İmparatorluk Dönemi’nden girlandlarla süslenmiş bir lahit yer alır. Apsisisin güneyindeki bu oda, istisnai ve ayrıcalıklı bir yerdir. Çünkü burası, apsis ve azizin mezarına en yakın mekândır. Lahdin kapağında yer alan yazıtta, mezarın Başpiskopos Eudomos’a ait olduğu belirtilir (MS 325 – İznik Konsili ya da MS 381 – 1. İstanbul Konsili). Ancak, bu lahdin kilisenin ikinci mimari evresindeki konumu, onun MS 7/8. yy.da üçüncü bir kullanım gördüğünün ve beki de burayı kendisi için seçenin yeni kilisenin bağışçısı olduğu düşünülebilir. Alanda yapılan çalışmalardaki izlerin net bir şekilde gösterdiği gibi, kubbeli kilisenin yıkılmasına neden olan da kesinlikle bir depremdi. Bu depremin ardından, kilisenin büyük bir bölümü mezarlarla kaplanmıştır. Apsisin güneyindeki küçük bir şapel, Mezar Kilisesi’nin MS 11/12. yy.a kadar, ibadet işlevini koruduğunu göstermektedir.

Diğer Yapılar

Tapınaklar
Nekropoller
Deniz Feneri
Meclis Binası
Kent Kapısı
Tiyatro
Kiliseler
Hamamlar
Tepecik Yerleşkesi
Diğer Alanlar